Çocuklarınla İlişki Kodlarını Yeniden Yaz
“İyi ebeveynlik, çocuğunun hiç üzülmemesini sağlamak değildir.”
Onları korumaya çalışırken kendini tüketmeden,
doğru ebeveyn olmaya çalışırken sürekli kendinden şüphe etmeden,
çocuğunla daha güvenli ve daha gerçek bir ilişki kurmak mümkün.
“Çocuğunun her duygusunu düzeltmek zorunda değilsin; yanında kalabilmen de yeterli olabilir.”
Çocuğunu çok seviyorsun.
Ama yine de bazen…
Sesini yükselttikten sonra saatlerce kendini suçluyorsun.
Sınır koyduğunda “Acaba fazla mı sert oldum?” diye geri adım atıyorsun.
Üzüldüğünde hemen çözmek istiyorsun.
Hayal kırıklığı yaşamasına dayanmakta zorlanıyorsun.
Onun davranışını kendi ebeveynliğinin kanıtı gibi okuyorsun.
Ve günün sonunda aklından şu geçiyor:
“Doğru şeyi yapıyor muyum?”
Belki mesele daha iyi bir ebeveynlik yöntemi bilmemek değildir.
Belki çocuğunla ilişkinin içinde, kendi çocukluğundan taşıdığın bazı eski kodlar da devreye giriyordur.
“Çocuğum üzülürse ben yanlış yaptım.”
“İyi bir anne/baba çocuğunu hep mutlu eder.”
“Hayır dersem sevgisini kaybederim.”
“Benim yaşadıklarımı o asla yaşamamalı.”
“Onu korumak benim görevim.”
“Bir hata yaparsam ona zarar veririm.”
Çocuğun bazen kendi çocukluğunu da karşına çıkarabilir
Onun öfkesi seni kendi öfkenle,
onun korkusu senin eski korkularınla,
onun hayal kırıklığı senin geçmişte yaşadığın hayal kırıklıklarıyla karşılaştırabilir.
Ve bazen çocuğunun yaşadığı şeyden çok,
senin o anda hissettiğin şey ilişkinin yönünü belirleyebilir.
Bu yüzden çocuğunla ilişki yalnızca onu anlamakla ilgili değildir.
Kendini de fark etmekle ilgilidir.
Bu çalışma çocuğunu değiştirmek için değil
Daha uyumlu, daha sakin ya da daha “kolay” bir çocuk yaratmak için de değil.
Çocuğunla ilişkinin içinde senin hangi yerden tepki verdiğini fark etmek için.
Üzüldüğünde hemen kurtarmaya mı çalışıyorsun?
Öfkelendiğinde kontrol etmeye mi geçiyorsun?
Sınır koyduğunda suçluluk mu geliyor?
Onun başarısını kendi başarın gibi mi yaşıyorsun?
Onun zorlanmasına alan açabiliyor musun?
Yoksa her şeyi düzeltmek zorunda mı hissediyorsun?
Bunlara bakacağız.
Bu çalışmada neye bakacağız?
Suçluluk
Bir sınır koyduğunda veya hata yaptığında kendini ne kadar hızlı suçluyorsun?
Kontrol
Çocuğunu korumak ile hayatını onun adına yönetmek arasındaki çizgi nerede?
Duygusal sorumluluk
Çocuğunun üzülmesi, öfkelenmesi veya hayal kırıklığı yaşaması sana ne hissettiriyor?
Sınırlar
Sevgiyle sınır koymayı birbirine zıt şeyler gibi mi görüyorsun?
Kendi çocukluğun
Çocuğunun davranışları sende hangi eski duyguları tetikliyor?
Güven
Her şeyi kontrol etmeden de çocuğunun kendi deneyiminden öğrenmesine alan açabiliyor musun?
Dönüşüm nasıl görünebilir?
Çocuğun üzüldüğünde hemen kendini suçlamamak.
Bir sınır koyduğunda suçlulukla geri çekilmemek.
Her sorunu onun adına çözmek zorunda hissetmemek.
Bir hata yaptığında “Her şeyi mahvettim” yerine
“Bu anı onarabilirim” diyebilmek.
Çocuğunun duygularına alan açarken kendi merkezinde kalabilmek.
Ve belki ilk kez şunu hissedebilmek:
“İyi bir ebeveyn olmak için her şeyi doğru yapmak zorunda değilim.”
Çocuklarınla İlişki Kodlarını Yeniden Yaz
Bu çalışma çocuklarını değiştirmek için değil.
Kendi çocukluğundan taşıdığın korkuların, suçluluğun, kontrol ihtiyacının ve “doğru ebeveyn olma” baskısının bugün çocuklarınla ilişkini nasıl etkilediğini fark etmek için.
Ve çocuğunun her duygusunu düzeltmeye çalışmadan,
daha güvenli ve daha bilinçli bir yerden yanında kalabilmek için.
21 Şubat'ta başlıyor - 2 haftada bir toplam 6 oturum